İçin temiz olmadıktan sonra..

takkevetesbih.jpg

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı, Hoca olmuşsun; kaç para !
Hırka; Tespih; Post; Seccade güzel;
Ama Tanrı kanarmı bunlara

Dünya üç beş bilgisizin elinde;
Onlarca bilgi güya kendilerinde
Üzülme; Eşek Eşeği beğenir:
Hayırlar vardır sana kötü demelerinde.

Ömer Hayyam

Minik Dualar – Sevgili Peygamberim (Görüntü)

Bayrağım (Şiir)

silahli_asker.jpg

Ey benim yarim,ey canımın cananı Bayrağım,
Senin aşkından olduk Şehit,Gazi,sevdalı olduk.
Ey benim gözümün bebeği,başımın tacı bayrağım,
Yarabbim al canımı,aksın kanım oluk oluk…

Senin uğruna ölmek ölümlerin en güzeli,
Senin uğrunda yaşamak ömrün güzelliği.
Kabul et beni ey yarim,uzanayım ay ile yıldız arasına,
Senin bir parçanda ben olayım,dalgalanalım deli semalarda.

Varsın Leylama varamamış olayım,
Tutamamış ellerini,öpememiş gözlerinden.
Elimde kalsın veremediğim güller,hisler,
Sevdamın temizliği karışsın beyazlığına.

Yazının devamını oku »

Bir “Yağmur Damlası” Yolculuğu

yagmur_damlasi2.jpg

Bir yağmur tanesinin hiç bu kadar düşündüreceğini tahmin etmemiştim. Ama hata benimdir. “Anlam” ve “Gerçek”in ayrıntıda saklı olduğunu unuttuğumdandır. Ne zamandır düşünürüm, yağmurun bize gelişi nasıldır? ne anlatır bize? Yoksa bize gerçek yurdumuzu hatırlatması için bir ayrıntımıdır yağmur?

Önce, bir “gaz” bulutudur. Böyle başlamıştır yolculuğu. Adeta “söz” vermiştir orada olacağına. Öyle sadık bir sözdür ki bu, kopmak istemez sahip olduğu yoğunluktan. Sonra, “İn” denir ona. Çaresiz inmeye başlar. İnerken “sıvı” şekline bürünmüştür, büyük bir parçadır ve hızlıdır. Zaman geçtikçe küçülür ve hızını kaybeder, sonunda sabit bir hıza indirgenir.

Toprağa düşmeden önce başından çok şey geçmiştir aslında. Önceleri çok sevdiği ailesi ve arkadaşları ile beraberdir. Sonra ne olduysa kopmuştur onlardan. Farklı zaman dilimlerinde farklı engellerle karşılaşmıştır. Kimisi rüzgar, kimisi hava direnci der bunlara. Ama o, gideceği yoldan emin bir şekilde devam etmesini bilir.

Yazının devamını oku »

Yağmurun Annesi Ey Sevgili

yagmurunannesi2.jpg

Yağmurun yağdığı bir gün göğsünü açıp kollarını da kaldırarak damlaların mübarek bedenini ıslatmasına izin vermişsin. Neden böyle yaptığın sorulmuş. Demişsin ki: “Yağmurun Rabbine verdiği söz tazedir, yenidir.”

Yağmur ki varlık alemine henüz buyur edilmiştir. Daha “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna az önce “belâ” demiştir. O’ndan ayrılığın henüz başındadır. Rabbine verdiği kul olma sözü henüz tazedir.

Şimdi Sen geliyorsun yeniden ruhlarımıza. Seni soluyoruz yeniden. Küçük çocuklar gibi bağırıyoruz: “Resulallah geliyor, ay doğuyor üzerimize yeniden.” Güzel zamanlar düşüyor nasibimize. Yeniden yazıyoruz kalbimizi. Ay doğuyor üzerimize. Senin ikliminden yağmur iniyor göğsümüze. Sen, gerçeği bulandırmadan bize taşıyan billur pınarımızsın. Sözlerini içmeye ceylan bakışlı kızlarımızla geliyoruz.

Yazının devamını oku »

« Daha eski yazılar