28 Temmuz 2007 03:14 (Dost, Dua)

Kur’an-ı Kerim için çok önemli olan bu ayetleri okurken Rabbimizin Efendimiz’e (asm) perdesiz seslendiğini unutmayalım.
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla,
“Peygamber, Rabbından ne indirildi ise, ona îman getirdi; mü’minler de… Her biri, “Allah’a ve meleklerine ve kitaplarına ve peygamberlerine, Peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırmayız.” diye, iman getirdiler ve şöyle dediler: “Semi’nâ ve eta’nâ/dinledik ve itaat ettik, bağışlamanı dileriz ey Rabbimiz! Sanadır gidiş.”
Allah kimseye gücünün üstünde sorumluluk yüklemez. Herkesin kazandığı lehinedir, yüklendiği aleyhinedir. Ey Rabbimiz! Eğer unuttuk veya kastımız olmayarak (yanlış) yaptıksa, bizi hesaba çekme. Ey Rabbimiz, hem bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme, Ey Rabbimiz, hem de bize takatımız olmayanı yükletme, ve bizden günahlarımızı af buyur ve bizlere bağışlamanı nasip et, rahmetini bağışla. Sensin efendimiz, bizi muzaffer et artık seni tanımıyanlara karşı, kahrolsun kâfirler.”(*) (Bakara, 285-286)
Amin.
Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
13 Temmuz 2007 15:56 (Dost, Dua)

Her zaman okuduğumuz bu duayı merak eden kardeşlerim için mealini vermek istedim;
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,
“Allah, O’ndan başka tanrı yok, ancak O… Daima yaşayandır, daima duran, tutandır: hayy ve kayyûm(1)’dur O… Ne gaflet basar O’nu, ne uyku… Göklerde ve yerde ne varsa, hep O’nun… Kimin haddine ki, O’nun izni olmaksızın katında şefâat edecek?!. Onların önlerinde ne var, arkalarında ne var hepsini bilir. Onlar ise, O’nun dilediği kadarından başka, ilahi ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun Kürsî(2)’si bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır, her ikisini görüp gözetmek O’na bir ağırlık da vermez.. O öyle uludur, öyle büyük azamet sahibidir.” (Bakara, 255)
(1) “Kayyûm”, ‘kendisi var olup, diğer şeyleri de var kılan, onlara varlık kıvamı veren’ demektir. Ve bunda, nesnelerin varlıklarının, Allah’ın varlığında son bulduğuna dair lafızca da bir işaret vardır.
(2) KÜRSÎ: Kelime olarak, üzerine oturulan o bilinen şeydir ki, aslında “taht” ve değerli ilmin, aynı şekilde “değerli olan özel ve seçkin makan”ı demektir. Bizzat ilme ve alime de denilir. Aynı zamanda bu kelimenin bize, “bir egemenlik ve iktidar, bir ilim, bir şeref, ululuk ve sözünü geçirme” anlamı ifade ettiğinde kuşku yoktur. Ama yine de tefsirciler, bu “kürsi”nin tanımı konusunda bir kaç görüş aktarmışlardır. Şöyle ki:
Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
29 Haziran 2007 11:51 (Dua, Gönülden, Muhabbet)

Esselatu ve’sselâmu aleyke ya Rasûlullah. Esselatu ve’sselâmu aleyke ya Habiballah. Esselatu ve’sselâmu aleyke ya Seyyide’l-evveline ve’l-âhirîn.
Selâm Sana, ey Allah’ın Rasûlü ve Habîbi olan güzel insan! Selâm Sana, hürmet Sana, muhabbet Sana!
Bundan binlerce yıl önce müjdelediğin üzere, artık İstanbul’dayız. Kalem kalem minarelerden, her sabah semavata Malike’l-Mülk olan Cenab-ı Zü’1-Celâl ve’1-İkram’ın ismi ile birlikte, ism-i şerifin kanat olup açılıyor. Şehirlerimize, ülkemize, dünyamıza bet bereket getiriyor, güzellikler katıyor, ruhlar güne küşâyiş ile “Bismillah” diyor. Saraylarımızın kapısında altın harflerle, celî sülüs hatlarla yazılı kelime-i tevhid, gelenleri şadân ediyor. Camilerimizde, Türk mavisi çinilerde Senin, bizlere Hak’tan getirdiğin âyetler kavruk gönüllerimize Kevser damlası olup dökülüyor, iyi ki varsın, iyi ki var oldun, iyi ki hep var olacaksın ya Rasûlullah..
Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
27 Haziran 2007 12:20 (Dua)

Allah’ım, hastalığına şifa versin, günahını affetsin,
ecelin gelinceye kadar dinine kuvvet ve vücuduna afiyet versin.
AMİN
Yorum Yapın
18 Haziran 2007 22:38 (Dua, Gönülden)

Sen ki, kâinat kitabının Fâtiha’sısın.
Varlığa katılma müsaademizin parolası “Bismillahirrahmanirrahîm“in ilk söyleyicisi, ilk öğreticisisin.
Allah’ı Rahman diye bildik yüzünden; yağmurumuz oldun dünya çölünün ateşinde.
Allah’ı Rahîm diye bildik sözünden; umudumuz oldun hesap gününün telaşında
Sen ki, ezelî hitabın ete kemiğe bürünmüş hâlisin.
Yazının devamını oku »
Yorum Yapın