Efendilerin Efendisi Canım Sultanım

gul10.jpg

Dün gece, rüyası bahşedilmedi ama bir hayal yanaştı zihnimin kuytusuna. Seninle bir yolda yürüyoruz. Yürüdükçe açılan bir yol bu. Ağacı, aracı, toprağı yok. Yok ikimizden başka yolcusu. Sen, en çok konuşmak istediğim insan, yanımdasın ama yüzüne bakamıyorum. Teninden sızan gül kokusu başımı döndürüyor. Heybemde sorular var. İrili ufaklı çakıl taşları gibi sorular. Onları birer birer çıkarıp hafiflemek, sonra seninle uçmak istiyorum.

Elimi heybeye sokup avucumu dolduruyorum: “Bir yetim olarak doğuşunun hikmeti neydi? Ve öksüz kalışının? Çocuklarının ölümünü tadışının ve torunlarının katlinden haberdar oluşunun? Açlıktan, yokluktan, ihanetten, iftiradan bolca nasiplenmen nedendi? Vahye muhatap olmanın basıncını nasıl yaşadın? Bir ara vahiy kesildiğinde duyduğun endişe Seni çöllerde kaybolma isteğinin eşiğine getirdi mi, terk edildiğini düşündün mü gerçekten?” soruları çıkıyor. Ama dillendiremiyorum. Yok, böyle başlayamaz sohbetimiz diyorum içimden.

Yazının devamını oku »

İçin temiz olmadıktan sonra..

takkevetesbih.jpg

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı, Hoca olmuşsun; kaç para !
Hırka; Tespih; Post; Seccade güzel;
Ama Tanrı kanarmı bunlara

Dünya üç beş bilgisizin elinde;
Onlarca bilgi güya kendilerinde
Üzülme; Eşek Eşeği beğenir:
Hayırlar vardır sana kötü demelerinde.

Ömer Hayyam

Beş N Bir Allah

allah_lafzi.jpg

Başımız bakışımızla derttedir. İki göz kapağını kaldırınca başlıyor bakış ancak burada bitmiyor. Neyi gördüğümüz, nasıl baktığımız ile çok yakından ilişkilidir. Bakış biçimimiz gözümüze vuran ışık kadar aydınlatıcı ya da körelticidir. Eşyadan gözümüze yansıyan ışık, insan aklına hep aynı renklerle varmıyor. Göze vuran görüntüler, sanki bir büyük prizmadan geçer gibi, ayrı yönlerde, ayrı tonlarda ve ayrı biçimlerde düşüyor insan aklına. İnsan, baktığı ile kalmıyor.

Bakmak, her zaman kasıtlı bir akıl eylemi ile birliktedir: “Görmek”. Görmek, bakmaktan farklı olarak, göze değen ışıkla değil, akla düşen merakla gerçekleşir. Işıktan, işaretten, şekilden, renkten fazlasıdır aklın gördüğü. Akıl, gözün gördüğünden ötesini arar. Gözün gördüğünün ne gösterdiğini “görmek” ister. Göze düşen görüntünün işaret ettiğini bulmak ister. Görünür olanın derinine geçmek ister. Görüntüden asla varmak ister. Gözün gördüğüyle yetinmez. Bakışımızın ötesini dert edinir. Bakışımızı başımıza dert eder.

Yazının devamını oku »

Ameneresulü Meâli

bakarasonayetler.jpg

Kur’an-ı Kerim için çok önemli olan bu ayetleri okurken Rabbimizin Efendimiz’e (asm) perdesiz seslendiğini unutmayalım.

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla,

“Peygamber, Rabbından ne indirildi ise, ona îman getirdi; mü’minler de… Her biri, “Allah’a ve meleklerine ve kitaplarına ve peygamberlerine, Peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırmayız.” diye, iman getirdiler ve şöyle dediler: “Semi’nâ ve eta’nâ/dinledik ve itaat ettik, bağışlamanı dileriz ey Rabbimiz! Sanadır gidiş.”

Allah kimseye gücünün üstünde sorumluluk yüklemez. Herkesin kazandığı lehinedir, yüklendiği aleyhinedir. Ey Rabbimiz! Eğer unuttuk veya kastımız olmayarak (yanlış) yaptıksa, bizi hesaba çekme. Ey Rabbimiz, hem bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme, Ey Rabbimiz, hem de bize takatımız olmayanı yükletme, ve bizden günahlarımızı af buyur ve bizlere bağışlamanı nasip et, rahmetini bağışla. Sensin efendimiz, bizi muzaffer et artık seni tanımıyanlara karşı, kahrolsun kâfirler.”(*) (Bakara, 285-286)

Amin.

Yazının devamını oku »

İnancın Yüzdeki Işıltısı ve Nuru

ihtiyar.jpg

“Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın.”(Mutaffifin Suresi, 24)

Nur yüzlü ninelerimiz, ak sakallı dedelerimiz. İnançla ve ibadetle geçen uzun bir ömür. İmanın verdiği huzuru ve güzelliği, yüzlerindeki yumuşak ifadelerinden, sıcak ve masum bakışlarından tanırsınız. Bundan dolayıdır ki, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, içlerinde yaşadıkları manevi huzurla, yüzlerinde oluşan ışıltı ve güzellik onları genç ve dinç görünmelerine neden olup, dış yüzlerine yansımaktadır…

“Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık. Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.” (Tin Suresi, 4-5)

Yazının devamını oku »

« Daha eski yazılar