Ayet’el Kürsî Meâli

ayetelkursi.jpg

Her zaman okuduğumuz bu duayı merak eden kardeşlerim için mealini vermek istedim;

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

“Allah, O’ndan başka tanrı yok, ancak O… Daima yaşayandır, daima duran, tutandır: hayy ve kayyûm(1)’dur O… Ne gaflet basar O’nu, ne uyku… Göklerde ve yerde ne varsa, hep O’nun… Kimin haddine ki, O’nun izni olmaksızın katında şefâat edecek?!. Onların önlerinde ne var, arkalarında ne var hepsini bilir. Onlar ise, O’nun dilediği kadarından başka, ilahi ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun Kürsî(2)’si bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır, her ikisini görüp gözetmek O’na bir ağırlık da vermez.. O öyle uludur, öyle büyük azamet sahibidir.” (Bakara, 255)

(1) “Kayyûm”, ‘kendisi var olup, diğer şeyleri de var kılan, onlara varlık kıvamı veren’ demektir. Ve bunda, nesnelerin varlıklarının, Allah’ın varlığında son bulduğuna dair lafızca da bir işaret vardır.
(2) KÜRSÎ: Kelime olarak, üzerine oturulan o bilinen şeydir ki, aslında “taht” ve değerli ilmin, aynı şekilde “değerli olan özel ve seçkin makan”ı demektir. Bizzat ilme ve alime de denilir. Aynı zamanda bu kelimenin bize, “bir egemenlik ve iktidar, bir ilim, bir şeref, ululuk ve sözünü geçirme” anlamı ifade ettiğinde kuşku yoktur. Ama yine de tefsirciler, bu “kürsi”nin tanımı konusunda bir kaç görüş aktarmışlardır. Şöyle ki:

1- Kürsi, gökleri ve yeri kaplamış büyük bir cisimdir. Buna “arş”ın kendisi diyenler de olmuştur. Fakat doğru ve güvenilir hadislerde, “Kürsi, ‘arş’ın altında ve göklerin üstünde bir cisimdir” diye gelmiştir.
2- Kürsi, “egemen olmak, güç ve hükmetmek” demektir; çünkü tanrılık ancak kudret ve var etmekle ortaya çıkacağı gibi, dilde de, ‘taht ve kürsi’ denildiği zaman, bizzat hükmetme gücünün kastedilmesi söz konusudur.
3- Allah’ın kürsisi, Allah’ın ilmi demektir; çünkü “ilim kürsisi”, ‘taht’ anlamından daha çok bilinmektedir ve bu münasebetle, bizzat ilme de, mecaz yoluyla ‘kürsi’ denilir.
4- Bu sözden maksat, Allah’ın büyüklük ve ululuğunu tam olarak anlatmaktır. Çünkü Cenab-ı Allah kendini ve sıfatlarını insanlara anlatırken, insanların krallar ve büyük kimseler hakkında alışık oldukları ifade ve söz biçimlerini kullanmıştır. Nitekim Kâ’be’yi kendine (simgesel olarak) “ev” yapmış ve etrafında dönülerek ziyaret edilmesini emretmiştir. Çünkü insanlar hükümdarlarının saraylarını ziyaret ederler.

Kaynak: Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili Meâli

Yorum Yapın