IT Dünyası Engelli Vatandaşlarımızla

Aykut TAŞDELEN tarafından Microsoft Türkiye ve Omurilik
Felçlileri Derneğinin desteği ile düzenlenen bu seminer 2 Nisan
2007 tarihinde saat 14:00 ‘da Microsoft Türkiye ofisinde
gerçekleşecek. Amacı; Omurilik Felçlileri Derneği ve temsil
ettikleri kitlenin seslerini bilişim dünyasında duyurmak olan
bu seminerde dernek yetkilileri dışında Microsoft Türkiye
genel müdür yardımcısı sayın Cemal AKYEL, Mehmet EMRE
ve Aykut TAŞDELEN konuşmacı olacak. Taşdelen’in ASP.NET
Web Part teknolojisi ve Mehmet EMRE’nin .NET Framework
3.0 üzerine yapacakları teknik sunumlarla renklenecek etkinlik
saat 18:00 ‘a kadar devam edecek. Katılımcıların en geç 30 mart
cuma gününe kadar isimlerini info@aykuttasdelen.net adresine
mail yolu ile bildirmeleri gerekmektedir.

bilisimruzgari.com

Mevlana Filmi

2007 yılının BM tarafından Mevlana yılı ilan edilmesi dolayısıyla
Ömer Lütfi Mete’nin senaryosunu yazdığı bir Mevlana filmi
çekmek için Türkiye’de bulunan Avustralya’da sinemacı olarak
yasayan Yasar M. Emin, BSF Akademi Konferans salonunda
katılımcılarla biraraya geldi. Yaşar M. Emin, bin’e yakın reklam
filmi çekti, 1997 yılında Hundai için yaptığı reklamla en iyi reklam
filmi ödülünü aldı. Yaşar Emin’in daha önce yaptığı bir reklam
filmindeki konuşan tablolar figüründen esinlenen Harry Potter’ın
yapımcılarının kendisini arayarak , bu fikrin kullanım hakkını
almak için kendilerine başvurduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
”Bu profesyonel davranış bizi etkiledi. Bizde buna karşılık jest
olarak sadece bir Amerikan doları karşılığı kullanmalarına izin
verdik.” Yaşar Emin, şimdi Mevlana filmi çekmek için burada
bulunmasını şöyle açıklıyor: “ Amerikalılar yada Japonlar
Mevlana’yı çekse, sadece hümanist yanıyla ele alırlar, tasavvuf
yönünü yok sayarlardı. Ruhsuz donuk olurdu ve tılsımı olmazdı.
Mevlana’nın tılsımı ve ruhu tasavvuftadır ve biz tasavvuf
ağırlıklı çekeceğiz.”

netpano.com

Senin vuslatını umarak ölmek…

Ey Allahım, Senin vuslatını umarak ölmek hoştur.
Fakat ayrılığın acısı ateşin üstündedir.
Kafir bile cehennemde “Bana bir baksaydın, cehennemde
olduğuma gam mı çekerdim.” deyip durur.Çünkü o bakış,
bütün eziyetleri tatlılaştırır, büyücülerin el ve ayaklarının
kan diyetidir o bakış.
Ey her ağyarı yar eden, ey dikene gül libası ihsan eyleyen!
Toprağımızı ikinci defa olarak yine süz de “hiçbir şey”
olmayanı yine “bir şey” haline getir!
Bu duayı da önce Sen emrettin, yoksa bir toprak parçasında
Sana dua etmeye kudret mi olurdu ?
Ey hikmetine hayran olduğum Rabbim,  madem ki dua
etmemizi emrettin, bu emrettiğin duayı Sen kabul et.

Mesnevi

“Biz Allah içiniz…”

Ölen yavrusunun ızdırabını bir türlü dindiremeyen ana, mezarın
başına oturmuş, feryadüfigan edip duruyordu.Oradan geçmekte
olan Resul-ü Ekrem(asm) kadını teselli etmek istedi; herşeyin
Allah’tan geldiğini, sabretmenin icabettiğini, bu kadar feryadüfiganın
fazla olduğunu ifade buyurdu.Başını dahi, kaldırmayan kadın çıkıştı:
“Sana ne benim halimden? Bırak beni kendi halime!” Şefkat ve
merhamet madeni Resul-ü Ekrem kadıncağıza bir şey söylemeden
ayrılıp gitti.Sonradan teessür içinde gelen kadın, “Ya Resulallah,
zatınızı tanıyamadım, beni affedin.Yavrumuzun üzüntüsü benim
sabrımı yok etti.” dedi.Bunun üzerine Resul-ü Ekrem(asm) buyurdu:
“Sabır, musibetlerin ilk çarptığı anda lazımdır.O anda gösterilmeyen
sabrın sonra gösterilmesi istenen sabırdan değildir.”Resul-ü Ekrem
(asm) musibetin ilk isabet ettiği anda yapılması gerekenin, meali
verilen, şu ayeti okumak olduğunu belirtmiştir:”Sabredenlere müjdele.
Onlar ki, üzerilerine bir musibet isabet ettiğinde, ‘muhakkak ki, biz
Allah içiniz, Allah’a teslim olmuşuz ve yine O’na döneceğiz.’(derler.)”
Bu ayetle yeryüzündeki varlığımızın Allah’ın tecellileri adına değişip
dönüşebileceğini aslında halimizin sayısız esmanın tecellisine mazhar
ayineler olduğumuzu hatırlıyor, kalbimize bir teselli, nefsimize bir
nasihat devşiriyoruz.”Ben ben için değil, ‘Allah için’ varedilmişim,
öyleyse her hal O’ndandır, her halukarda O’na döneceğim.”

Senai & Semine Demirci, Her Güne Bir Dua, Syf 210

Sınırsızlık aynasında Dua

İman, Yaratıcı’nın sınırsızlığına ayna olmak için insanın başvurabileceği tek kaynaktır. İnsan alan; Yaratıcı verendir. İnsan sınırlı Yaratıcı sınırsızdır. Yartıcı sınırsız bir eminlik düzeyindedir. Bu yüzden; “bir şeyi dilediği zaman, onun buyruğu sadece o şeye ol! demektir ve hemen olur. “(Kur’an,36:82) Bize nasıl davranacağını “Ben kulumun zannı üzerineyim; zannı iyi ise iyi muamele ederim, kötü ise kötü muamele ederim. “(Cami’u’s-Sagir 2:312) kudsi sözüyle açıklanmıştır. Yani, yaratıcının zekanızı daraltacağını sanıyorsanız, zekanız daraltılıyor. Kendi hakkınızda yaptığınız değerlendirme, hakkınızada bir duaya dönüşüyor.”Ben üzüntülüyüm” demekten, “üzüntülü olmak istiyorum” duası çıkıyor. Yapabileceğinizden ne kadar emin olursanız, Yaratıcı’nın gücü o kadar desteğinizde olacaktır.Yaratıcı’nın “eminlik” sıfatını içinizde ne kadar keskinleştirirseniz, o sıfat, üzeririnizde ve geleceğinizde o kadar etkili olur.Dolayısıyla “yapabilirim” derken, bizim gücümüzle değil, bizimle olan güce dayanacağız.İslam Peygamberi(asm) bizi emin olmaya davet eder:”Allah’a kabul edileceğine kesin şekilde inanmış olarak dua edin.Şunu da bilin ki, Allah kendisinden gafil ve başka işlerle meşgul bir kalbin duasını kabul etmez.”
(Tirmizi, Davaat:65,Müsned,2:77)

Muhammed Bozdağ, Ruhsal Zeka

« Daha eski yazılar